P4C Türkiye - p4c.com.tr

P4C (Philosophy For Children) Çocuklar İçin Felsefe Nedir?

1960’lı yıllarda, Amerika’lı felesefe profesörü Matthew Lipman derslerinde öğrencilerinin akıl yürütme becerilerinin yetersiz olduğunu gördükten sonra, doğru düşünmeyi öğrenmek için üniversite sıralarının geç olduğunun farkına varır. Bu farkındalıktan hareketle Lipman, Çocuklar İçin Felsefe (P4C) pedagojisini başlatır.

Matthew Lipman ve takipçilerinden Ann Sharp bu pedagojiyi geliştirirken, Sokratik Diyalog yöntemini temele alırlar. Bu yöntemde,başlangıçta karşımızdaki kişinin hiçbir şey bilmediği varsayılır ve ona sorular sorarak düşünmesi ve sorgulaması sağlanır.

P4C yönteminde soruşturan bir topluluk (Community of Inquiry) oluşturulur. Öğretmen burada “Kolaylaştırıcı” olarak adlandırılır. Kolaylaştırıcı tarafından yönlendirici sorular sorularak desteklenen soruşturma sırasında, kolaylaştırıcı soruşturmayı kontrol altında tutmaz. Çocuklar soruşturma sırasında, sorular sormaya, sorular üzerinde düşüncelerini ifade etmeye ve birbirlerini dinlemeye yönlendirilirler.

1990’lı yıllarda Alman felsefeci ve eğitmen Karin Murris, Lipman’la çalışmaya başlar. Murris yaptığı çalışmaların sonucunda, felsefenin okul öncesi çocuklar için uygulanabilir hale gelmesini sağlamıştır. Küçük çocuklarla felsefe yapma olanağı sağlayan, hikaye kitapları geliştirmenin yanında, çocuklarla uygulamalar yapmıştır.

Neden P4C? Neden Çocuklarla Felsefe?

20. yüzyılın filozoflarından olan Ortega’nın “İnsan ve Herkes” adlı eserinde belirttiklerine göre, okullarda bilim öğretmek adına yapılan yanlışlardan birisi, hazır bilimsel öğretileri ya da bilgileri getirip, öğrencinin zihnine yükleme çabalarıdır. Bu kolay olan ama yanlış bir uygulamadır. Çünkü bu şekilde bir çaba sonucu, “Bilimin öz varlığı” sepete dökülen su gibi akar, gider.  Öğrencinin ruhunda kalan ise bilimin tam tersidir: dogmacılık. Çünkü bilimin gerçek ve somut yanı, anlığın sorunlarla cesaretle, yiğitçe pençeleşmesi, çözüm bulmak için boğuşma eylemidir. Bilimde sonuçlanmış durumların yeniden ele alınması gerektiğini düşünen Ortega’ya göre, çözüm olarak görülen şeyler tekrar bir sorun olabilir. Çünkü gerçek bilim sonuçlarda oluşmaz, o her an kendi kendini aşma durumunda olan zihinsel çabadır. Okullarda öğretilen kitaplarla sınırlandırılmış bilim, dondurulmuş ve dogmalaşmıştır. Bu nedenle öğrencilerde, toplumsal düzeyde varolan durumu farketme, değerlendirme, şimdi ve geleceğe ilişkin sorunları, çözüm üretimlerini akılsal normlar çerçevesinde ifade edebilme, insan-dünya-bilgi çerçevesini derinlemesine bilmenin, sorgulamanın önemini kavrama, sorunlara, olgu ve olaylara çok yönlü olarak bakabilme yetisinin gerekliliğini anlama, insanlığı tümel olarak kavrayabilmenin yaşamsal düzlemde önemini farkettirme hedeflerini uygulmaya geçirebilmek amacıyla P4C Pedagojisini hayata geçirmek çok önemli bir kazanımdır. Bizler, üç felsefeci arkadaş, bu yolculuğa 1980’lerin sonlarına doğru çıktık ve bu yolculuk, kendimiz, dış dünya ve kavramlar hakkında bize tahminimizden çok daha fazla şey öğretti ve öğretmeye de devam ediyor. Büyümek, bilmek, anlamak, yaratmak, üretmek, nazik olmak, şefkatli olmak, farkında olmak için birlikte yürüyerek DÜŞÜNMEYE CESARET edelim. Yaşasın felsefe yaşasın Philiasophia…

Düşünce tarihinin en önemli filozoflarından Sokrates tüm hayatını İnsanların ‘kendilerini bilme’ edimini gerçekleştirmesine adamıştır. Kendini bilme manayı, anlamı kavrama yolunda atılabilecek en önemli adımdır. Hayat Yürüyüşünün ilk adımı da son adımı da kendini tanıma, bilme edimi üzerine kurulmuştur. İşte tam da bu noktada yakalanılan farkındalık bizi derinleştirerek kendimizi bulmamızı sağlar. P4C bize bu yolculuğun kapılarını açar ve bu yolculukta P4C, bize dost (kolaylaştırıcı) olur.

ÇOCUKLARLA FELSEFE – P4C GEREKLİ ÇÜNKÜ SAYISIZ KAZANIMI VAR :

  • Eleştirel Düşünme becerisini geliştirir.
  • Yaratıcı Düşünme becerisini geliştirir.
  • Birlikte Düşünme, işbirliğine dayalı düşünme becerisini geliştirir.
  • Özenli Düşünme becerilerini geliştirir.
  • Neden – sonuç ilişkisi kurabilmeyi sağlar.
  • Dili etkili kullanma becerisini geliştirir.
  • Bağlantılı Düşünme becerisini geliştirir.
  • Özgüven gelişimini destekler.
  • Farkındalığı artırır.
  • Farklı açılardan bakabilme becerisini geliştirir.
  • Kendini ifade edebilme becerisini geliştirir.
  • Kavramlar hakkında akıl yürütmeyi geliştirir.
  • Kavramları tanımlama, sınıflama, ayırt etme becerilerini geliştirir.
  • Genellemelerden kaçınıp, kavramsal ifadelerde tutarlılık sağlama becerisini kazandırır.
  • Mantıklı düşünmeyi geliştirirken, akılcı tartışmalar çerçevesinde kendi fikirlerini özgürce ifade edebilme becerisini kazandırır.
  • Farklı görüşlere eşit mesafede yaklaşabilmeyi kazandırır.
  • Düşüncelerini ifade edebilmeyi ve düşüncelerine yöneltilen karşı düşünceleri kişisel algılamama becerisini kazandırır.
  • Başkalarının düşüncelerini duyup değerlendirmeyi, o düşüncelere tarafsız olarak yaklaşmayı ve birlikte işbirliği içerisinde, farklılıklara hoşgörüyle yaklaşmayı sağlar.
  • Sorgulamayı ve argüman geliştirme becerisini geliştirir.
  • Mantık hatalarını tanıyabilme ve itiraz geliştirebilme becerilerini kazandırır.
  • Varsayımları belirleyebilme gibi üstün kabiliyetlerin kazanımını sağlar.
  • Değerlerin anlamını fark etmelerini ve gelişmelerini sağlar.
  • Felsefenin yaşamla ilişkisini kurmalarını amaçlar.
  • Soru sorma zekasının gelişimini destekler.
  • Merak ve soru sorma gibi çocukların potansiyellerinde var olan yetileri geliştirir ve kaybolmasına engel olur.
  • Çocukların doğal yetilerinin, hallerinin bozulmamasına özen gösterir.
  • Çocuklarla Felsefe programları, öğrencilerin diğer derslerdeki başarılarını artırır. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
  • Kendini, evreni anlamak, ahlak, toplumsal yaşam ve mantık konularında sorgulama yapmak olanağını bulur.
  • Çocukların bilgi alıcısı, yüklenicisi konumundan çıkıp, bilgi üreticisi olmasını destekler.
  • Dikkat eksikliği problemi yaşayan çocuklarda destekleyici etkisi vardır.

Neden İş Dünyası İçin P4C?

Philosphy For Companies

Günümüzde bir çok kurumda, çalışanlarından beklentilerine ne derece cevap alabildiği,  performans değerlendirme sistemleriyle takip ediliyor.Bu sistemlerin önemli bir kısmını oluşturan yetkinlikler, çalışanın ortaya koyduğu sonuçlara ve davranışlara bakılarak izlenip, takip ediliyor.Bir çok kurumun çalışanda olmazsa olmaz olarak belirlediği temel yetkinliklerin başında, iletişim, empati, çatışma yönetimi, takım oyunu oynama v.b. geliyor.Uzun yıllardır bu yetkinlikleri geliştirme ve destekleme alanında kurumlara hizmet veriyoruz.Bu alanda sonuç almamıza yardımcı olan en etkili başlıklar duygusal zeka kapasitesini desteklemeye yönelik paylaştığımız programlar.Hepimizin bildiği gibi rutin çalışma ortamlarında ve özel yaşamda birey, hayatı 3D bir film gibi yaşıyor.(Düşünce-Duygu-Davranış) Olaylar ve gelişmeler karşısında, önce düşünce, sonra duygu tetikleniyor.Ve ardından da davranış geliyor.Düşünme şeklimiz duygularımızı etkiliyor, duygularımız da davranışlarımızı.Duygusal zeka temalı programlarımızda, duyguların farkedilmesi, duyguların dönüştürülmesi üzerine farkındalık yaratırken, etkili cevap üretemediğimiz bir soru çıkıyordu karşımıza: ‘Peki ya düşünceler?’Özellikle takım olarak sonuç ürettiğimiz, ortak aklı kullandığımız platformlarda düşünmek üzerine neler yapabiliriz?P4C bu eksik parçayı tamamlıyor.P4C uygulamaları hedeflenen sonuçları elde etmek için çalışanlara etkili bir ehliyet kazandırıyor.

DÜNYA Ekonomik Forumu’nun İşlerin Geleceği raporunda 2020 itibariyle çalışanlarda aranılacak özellikler ve bu özelliklerin 2015’te neler olduğu karşılaştırmalı olarak şu şekilde veriliyor:

2015

1-Kompleks problem çözme

2-Diğerleriyle koordine olabilme

3-Personel yönetimi

4-Eleştirel düşünce

5-Müzakere yeteneği

6-Kalite Kontrol

7-Hizmet odaklı olma

8-Yargılama ve karar verme

9-Aktif dinleyici olma

10-Yaratıcılık

2020

1-Kompleks problem çözme

2-Eleştirel düşünce

3-Yaratıcılık

4-Personel yönetimi

5-Diğerleriyle koordine olabilme

6-Duygusal zeka

7-Yargılama ve karar verme

8-Hizmet odaklı olma

9-Müzakere yeteneği

10-Kavramsal esneklik

Yukarıdaki karşılaştırmada da açıkça görüldüğü gibi, işletmelerin çalışanlarında aradıkları özellikler, ne yazık ki okudukları okullarda ezbere dayalı bir eğitim sistemiyle edinemeyecekleri yeterliliklerdir.

İş dünyasında, ister yöneten ister yönetilen kademesinde yer alalım, bizden beklenilen yeterlilikler her geçen gün değişiyor.2020’ye yaklaştığımız şu günlerde, iş dünyasının bizden beklediklerini bize kazandıran dünyada 1970’ lerden beri varolan ülkemiz için yepyeni olan bir sistem var P4C.P4C’nin kazanımlarını incelediğimizde, aldığımız eğitimi işimizi yaparken en etkili biçimde kullanmamızı sağlayacak yetkinlikleri bize kazandırdığını görüyoruz. Bilişsel beceri bazında kazandırdığı eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri yanında, iş birliğine dayalı ve özen gösteren düşünme ile de sosyal becerilerimizi geliştirmektedir. Yöntemin uygulanmasında oluşturulan soruşturan topluluk içerisinde, diğerleriyle koordine olabilme, kavram esnekliği, akıl yürütme becerileri, argüman getirip bunu temellendirebilme, bütün bunları yaparken de iş birliği içinde olmak ve diğerlerinin fikirlerine özen gösterebilmek.

Uygulama biçimi olarakta iş dünyasına yepyeni bir boyut kazandıran P4C, ‘Düşünen Organizasyonlar’ oluşturabilmek için, sizinle buluşmaya hazır.

Zip2, X.com, PayPal, Tesla Motors, Solar City ve SpaceX’in arkasındaki isim olan Elon Musk’tan bir alıntıyla işletmeniz için neden P4C üzerine sizleri düşündürmeye başlamak istiyoruz:

‘Bu bana asıl zorluğun sorulması gereken soruları bulmak olduğunu, ama bir kere bunu başardığınızda geri kalanının gerçekten kolay olduğunu öğretti. Hangi soruları sormamız gerektiğini bulabilmek için, insan zihninin ufkunu genişletmeyi amaç edinmemiz gerektiği sonucuna vardım.

Bloomberg, 14 Eylül 2012

Biz Kimiz?

P4C TÜRKİYE

1989 yılı ekim ayında, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü koridorlarındaki 201 nolu derslikte yollarımız kesişti. O gün bugündür hiç ayrılmadık. Bir yandan düşünmeyi, sorgulamayı, felsefe yapmayı öğrenirken bir yandan da kendimizi arama yolculuğunda birbirimize dayak direk olduk. Bu kadar yakınken, düşüncelerimizi çarpıştırıp, yepyeni düşünce denizlerine yelken açmak bizi çok besledi ve büyüttü. P4C’nin temelinde yer alan iş birliğine dayalı ve özen gösteren düşünce biçimleri, bizim dostluğumuzun adeta temel direği oldu. Biz kim miyiz? Hala bilmiyoruz. Sokrates’in “Kendini Bil” felsefesinden hareketle hala düşünce yollarında, kendimizi bulmaya çalışıyoruz.

Deniz Dilmener Taşo

23/10/1971 doğumlu Deniz’imiz her daim zarif ve ince ruhlumuz. Yeşilköy’de yaşar ve Mardin’lidir. Bize bambaşka bir kültürün kapılarını açmıştır, kocaman ailesiyle. İstanbul Felsefe Bölümünü bitirdikten sonra o yıl ilk kez açılan Kadın Sorunları Araştırma bölümünün master öğrencisi olur. Türkan Saylan, Necla Arat hocaları olur. Bir süre Felsefe Grubu öğretmenliği yapar. Diş hekimi Sedat Taşo ile evlenir ve iki harika çocuğun annesi olur. Felsefe okumalarına devam ederken,sinema ve müzik alanındaki ilgisini dev bir kültür hazinesine dönüştürür.

Nihan Peker Antepe

18/09/1971 doğumlu olan Nihan sanırım başak burcu olduğundan grubun en mantık ağırlıklı ve sistematik olanıdır. Bu yüzden master programına İstanbul Üniversitesi Sistematik Felsefe ve Mantık bölümünde devam eder. Uzunca bir süre Felsefe Grubu öğretmenliği yaptıktan sonra eşi Cem Antepe ile birlikte kurduğu şirketin, 10 yıl boyunca yönetim ve eğitim danışmanlığınını yapmıştır. 2008 yılında Nice’nin annesi olur.

Serap Suvaroğlu

13/11/1971 doğumlu Serap’ımız filozofların burcu olan yay burcudur. Çok okur,çok araştırır. Deniz ile beraber Kadın Sorunları Araştırma masterı yapar. İçimizde en uzun süre felsefe öğretmenliği yapan o’dur. 24 yıl dile kolay. Gençlerle arası çok iyidir. Bu süreçte Türkiye Felsefe Olimpiyatlarına hazırladığı öğrencilerle nitelikli sonuçlar elde etmiştir. Bu öğrencilerden biride oğlumuz Efe’dir. Bu yetmez her yıl Tübitak proje yarışmalarında, sosyoloji ve psikoloji alanlarında Türkiye dereceleri alır. Yürüyüş adlı kitabı 2013 yılında yayınlanmıştır.

Catherine Dilmener

Ekibimizin en genç, en enerjik üyesi olan Catherine, biz tanıştığımızda 3 aylıktı.

2012 yılında İstanbul Üniversitesi Ekonomi Bölümü, 2015 yılında ise Bilgi Üniversitesi Interaktif Pazarlama master programı mezunu olan Catherine, ODTÜ Teknokent bünyesinde, Türkiye’den gelecek vadeden teknoloji girişimlerini San Fransisco’da hızlandırmak amacıyla kurulan Growth Circuit’te Pazarlama Koordinatörlüğü yapmaktadır.2015-2017 yılları arasında Galata Business Angels yönetim ekibinde pazarlama ve girişimci- yatırımcı ilişkileri alanında görev yapmıştır.GBA’ dan önce Dijital Büro İstanbul’da medya planlama alanında tecrübe kazanırken, markalar için dijital mecraların yapısına uygun kampanyalar geliştirdi.Ayrıca DBI öncesinde IBM Hazine Departmanı’nda bir yıllık tecrübesi bulunuyor.Şimdilerde P4C Türkiye ile birlikte, girişimciliğin temel konusu olan ‘Problem Çözme’ yaklaşımına yeni bir farkındalık seviyesiyle yaklaşıyor.

Ceren Beşer

1985 yılında Çanakkale’de doğan Ceren lisans öğrenimini 2010 yılında Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümünde tamamladıktan sonra aynı üniversitede Medya ve İletişim yüksek lisans programına başlamıştır.Eğitimi devam ederken Anadolu Üniversitesi Kurumsal İletişim ile Yönetim ve Organizasyon sertifika programlarına katılır.

İstanbul’daki eğitimi sırasında sosyal sorumluluk projelerinde görev alır. 2007-2012 yılları arasında Make-A-Wish’in Türkiye’de gerçekleşmesinde katkıda bulunur.Bir çok üniversite öğrencisiyle beraber, Hayalimi Paylaş projesini hayata geçirir.

Eğitimini tamamladıktan sonra 2012 yılında Ankara’ya taşınan Ceren, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda çalışmaya başlar. Sözleşmeli personel olarak başladığı görevinde daha sonra kadroya geçerek 3 yıl boyunca Muhabere, Elektronik ve Bilgi Sistemleri Daire Başkanlığında çalışır. Eylül 2015 tarihi itibariyle İstanbul’a geri döner.

Her zaman aldığı eğitimin alanında ilerleme isteğinde olan Ceren, Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin ilk defa 2016 yılında açtığı P4C Eğitimci Eğitmeni Programı ile tanışır. Aynı zamanda P4C Türkiye ile de yolları burada kesişir.Eğitim devam ederken doğuştan filozof olan oğlu Derin’i dünyaya getirir.Böylece Derin P4C Türkiye’nin eğitimli en küçük üyesi olur.

Berna Peker Karasarlıoğlu

Kurumların ‘ortak aklı’ kullanma alanında etkili adımlar atmasını P4C uygulamaları ile destekleyen Berna, İstanbul Üniversitesi’nde iktisat okudu.Öğleden sonra dersleri bitince, soluğu ekibin diğer üyelerinin yanında felsefe derslerinde alıyordu.Şimdilerde olsa ‘çift dal okudum’ diyebilecek kadar sıkı ders takip ediyordu.İktisat bölümünü üçüncü olarak bitirse de rakamlarla arasındaki mesafenin ona iş yaşamında mutluluk getiremeyeceğini anlamıştı.İşletme yüksek lisansından sonra, profesyonel hayata eğitim ve insan kaynakları alanında devam etti.Beş buçuk yılın sonunda da eğitmen ve danışman olarak kariyerine devam etti.Kurumsal ve bireysel gelişim konusundaki birikimlerini 12 yıldır farklı sektörlerdeki iş insanlarıyla paylaşıyor.Klasik sınıf eğitimlerinin, davranış değişikliği yaratmada etkisini büyük bir oranda yitirdiği günümüzde, deneyimleyerek davranış değişikliği yaratma yöntemlerinin her birini kullanarak paylaşım ortamlarını zenginleştiriyor.

P4C ile Tanışma

Felsefe alanındaki çalışmaları takip edip, kendimizi bilmeye, bulmaya devam ederken P4C alanına iyice yoğunlaşmıştık. Hem ezbere dayalı bir sistemde felsefe öğretmenliği yapıyorduk, hem de anneydik. Gerek evdeki gerek okuldaki çocuklarımızı bu ezberci sistemin bozucu etkisinden nasıl koruyabilirdik? Karşımıza P4C çıktı. Bu alanda araştırmalarımızı ve okumalarımızı artırıp, mümkün olduğunca ve imkanlar el verdiğince uygulama alanları yarattık. Maalesef Türkiye de bu alanda eğitim alacağımız bir okul, üniversite yoktu. Nihayet 2016 aralık ayında Türkiye’de ilk kez Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezinde P4C alanında eğitim programı açıldı. Bizim için heyecan dolu, müthiş geliştiren, harika bir süreçti. Eğitime katılan 4-5 felsefeciden 3’üydük. 3 seviyeden oluşan eğitimimizi tamamlayıp, P4C EĞİTİMCİ EĞİTMENİ uzmanlığımızı aldık. Hızlı bir şekilde uygulama alanlarımızı yaratıp uygulamalara başladık. P4C’nin açılımı Philosophy for Children, Philosophy for College, Philosphy for Company, Philosopy for Comminities. Türkiye de şu ana kadar Çocuklarla Felsefe kısmına daha çok ağırlık verildi. Biz P4C Türkiye olarak, Aydınlanma dönemininde mottosu olan ‘Sapere Aude’ (Düşünmeye cesaret et!) düşüncesinden hareketle Yetişkinler için Felsefe kısmınıda çok önemsiyoruz. Türk toplumunun çok ihtiyaç duyduğu alanlardan biriside bu nokta. Çünkü toplum olarak düşünmekten ve felsefeden uzak tutuluyoruz. Bu alanda alınan tek eğitim liselerde okutulan felsefe tarihi. Oysa P4C uygulamalarında, soruşturma yaparak düşünme becerilerimizi geliştirirken, filozoflardan, izmlerden, felsefi terminelojiden bahsetmiyoruz. Özellikle üniversitelerde, iş dünyasında, iş birliğine dayalı düşünce ve özen gösteren düşünce becerilerinin geliştirilmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz.

İletişim

P4C Türkiye - p4c.com.tr internet adresimiz yapım aşamasındadır.